Öne Çıkanlar Microsoft Emeritus Profesör İlter Turan CEVAHİR UZKURT ÇOSB Sürdürülebilirlik Raporu GİRAY DUDA

“Afet bölgesinde 50 -100 yıllık planlamalar yapılmalı”

GİRAY DUDA

Afet bölgesindeki kentlerin yenilenmesi gibi çok büyük projeler gündeme gelince, önceki tecrübelere bakan herkes yeni kentlerin de dağınık, rastgele bir yapılaşmaya devam etmesinden olan endişesini dile getiriyor. Stratejik Yönetim Danışmanı Dr. Kamil Bayar ile yaptığımız söyleşide öncelikle bu konuda neler yapılması gerektiğini konuştuk.

- Sayın Kamil Bayar, siz stratejik planlama danışmanlığı veriyorsunuz. Afet bölgesinde 10 tane il tamamen yıkıldı ve diğerlerinde de büyük hasarlar var. Şimdi yeni kentler kurmak için kolları sıvıyoruz. Bu kentlerin sonsuza kadar kalıcı biçimde baştan kurulması için nasıl bir stratejik planlama yapılması gerekir?

- Ben burada sert bir liderlik duruşuna ihtiyaç var diye düşünüyorum. Siyasi açıdan verilecek kararlar kimilerini üzüp kimilerini sevindirebilir, kimileri rantından olur. Öncelikle bunun iradeli, kararlı biçimde hayata geçirileceğine dair bir duruş gerekiyor. Ciddi bir liderlik duruşuna ihtiyaç var. Bunu sergileyebilirler mi emin değilim. Bu yapılmazsa zaman içinde yamalı bohça tarzı bir sonuç ile karşı karşıya kalıyoruz.

TOKİ TARZI ÇALIŞMA YAPILMALI

- Yani planlayıp, hesaplayıp buraya bu şekilde yapılacak ve konu tartışmaya açık değildir, denmeli.

- Kesinlikle öyle. TOKİ’nin birçok projesinde olduğu gibi. TOKİ altyapısını, üstyapısını, zeminini, etüdünü yaparak yerleşim merkezlerini kuruyor.

İkincisi de Türkiye’nin en büyük sorunlarından birisi ile karşı karşıya iken günü kurtarmak değil, 50 – 100 yıllık şehir planlamasının yapılması gerekiyor. Şehir planlamacılığında biz hiç iyi değiliz. Mind set (düşünce yapısı) diye bir deyim var biliyorsunuz. Bizim bu klasik ve sorunlu düşünce yapısını değiştirmemiz gerekiyor. Uluslararası alanda ödüller kazanmış şehir planlamacılarını devreye sokmalıyız.

Biz Azerbaycan’da da çalışıyoruz. Bakü’yü çok beğendim. Çok planlı, programlı. Aliyev ailesi Londra’dan danışmanlık almış. Işıklandırmasının nasıl yapılacağını, şehrin büyüyeceği bölgeleri ayrıntılı planlamışlar. Kenti gezerken gecekonduları görmüyorsunuz çünkü önlerine setler çekmişler.

KRİZ YÖNETİMİ OTORİTERLİK GEREKTİRİYOR

- Yeni kentler ortaya çıkarırken, bu konuda her açıdan görüş belirtebilecek bir forum, örgütler kurulması iyi olur diye düşünüyorum. Daha doğru karar alabilmek açısından. Ancak onun da önünde zaman sıkışıklığı sorunu var değil mi?

- Bu tarz durumlarda demokratik yönetim liderliğinin değil kriz yönetimi liderliğinin, biraz otoriter ve daha az kişiyle hareket ederek, uzmanlarla hızlı bir biçimde hayata geçirilmesi gerekir. Biz buna kriz yönetimi liderliği diyoruz. Şu anda bir kriz var. İnsanlar travmalı, yaralı, yorgun, kaygılı, üzüntülü ve sağlıklı düşünemiyor. İşadamları da sağlıklı düşünemiyor. Burada duygulardan uzak, bağımsız bakabilen, hatta mümkünse Türk olmayan uzmanların komisyon oluşturup ilerlemeli.

RUSYA’YI İYİ BİLİYORUZ

- Diğer konumuz olan Rusya’daki fırsatlara geçelim. Rusya ile yakın bir çalışmanız var mı?

- Sekiz yıldır yönetim danışmanlığı dalında perakende şirketler ağırlıklı çalışıyoruz. O bölgeyi onlardan dolayı biliyoruz. Azerbaycan ve Kazakistan’da aktif olarak çalıştığımız şirketlerden dolayı da Rusya’yı iyi biliyoruz. Savaş sonrası ambargolar sürerken Rus şirketlerinin Türkiye’ye yakınlaşmaları ile de Rusya hakkında daha çok bilgi sahibi olduk.

TÜRKİYE ÜZERİNDEN ÇUVALLARLA PARA DÖNÜYOR

- Rusya ekonomisinde, batının ambargoları ve diğer uygulamalar sonrasında dikkat çekici yönler nelerdir?

- Rusya’da kimi sektörler kendi gücünü korurken kimileri de ithalata bağlı olarak ciddi sıkıntılar yaşıyorlar. Mesela otomotiv yedek parçası ile ilgili neredeyse çaresiz duruma düştüler. Türkiye üzerinden karşılama ve şirket satın alma yoluna gittiler. Türkiye’de yedek parçacıların önümüzdeki 3-4 ayları tamamen dolu.

Şunu da vurgulamak gerekir ki Ruslar lükse çok düşkün bir millet. Ayrıca Rusya ile Moskova’yı da ayırmak gerekir. Dünyadaki lüksün yüzde 5’i Rusya’da dönüyor. Lüks ürün satan şirketlerin mal tedarik sorunları var.

Perakende tarafına bakarsak çok fazla sayıda mağaza kapandı. Bu kadar mağaza kapatılması iki tarafa da zarar verdi. Rusya’da 1.700 civarında AVM var. 294’ü Moskova’da. Bizim 655 tane mağazamız var. Savaş nedeniyle bunlar ciro ve doğal olarak vergi kaybı yaşadılar.

Ticarette engelleri, sorunları aşmanın değişik yolları var ve kullanılıyor. Batı ülkeleri ve ABD, Rusya ile diğer ülkeler arasındaki online bankacılık sistemlerini, para akımını kapattılar. Türkiye’ye de bu konuda uyarı yapıldı. Dijitalden para transferleri olmasa da Türkiye üzerinden çuvallarla para hareketi var şu anda. Yıllardır Kapalıçarşı ile İran arasında işleyen sistem şu anda Rusya ile Türkiye arasında işliyor. Sonuç olarak Rusya ekonomisi elbette belli zararlar görüyor ama onları çökertecek ölçüde de değil.

TÜRK FİRMALARI ÜZERİNDEN SATIŞ YAPIYORLAR

- Peki, batılı perakende şirketleri Rusya’dan çekilip boşaltınca Türkiye’nin şirketleri açısından bir boşluk, fırsat oluştuğunu belirtiyorsunuz. Bu çekilmeler sona erdi mi ve şu anda Türk perakendecileri için uygun bir ortam doğdu mu?

- Bıçakla kesilmiş gibi hızlı bir hareketle çıkacakların hepsi çıkıp gittiler. Çıkmayanlar da strateji değiştirdi. Mesela ünlü bir spor ayakkabı markası mağazasını kapatıyor ama Türkiye’nin ünlü ayakkabı firması o spor ayakkabı markasının distribütörlüğünü yapıyor. Batılı büyük şirketler, burada Türkiye’nin veya batılı olmayan başka ülkelerin şirketlerine isim haklarını vererek faaliyetlerini sürdürmek, markalarının bu ülkede yaşamını devam ettirmesinden yanalar. Hazır olan perakende şirketleri için bu bir fırsat elbette.

AVM YÖNETİMİ UZMANLIK İSTER

- Bir de Rusya’daki AVM’lerin yönetimleriyle ilgili olarak bizden taleplerde bulunulmuş değil mi?

- Evet, TOBB kanalıyla AVM’leri karlı, başarılı biçimde yönetecek uzman kişilerin temini için başvuru yapıldığı haberini aldık. Bu iş hiç kolay değil, uzmanlık istiyor. O AVM’ler hangi önemli şirketlerle ve o mağazalar hangi kıymetli, talep gören ürünlerle doldurulacak? Mağazayı istenilen marka ürünlerle dolduramazsan zaten eldeki ürün bitince mağazayı kapatmış oluyorsun. Tabelayı koyup içerideki ürünleri temin edemezsen sonuçta ölü mağazalar ortaya çıkar.

Dünyanın bugünkü ortamında, savaş, resesyon, enflasyon gerçekleri var iken Türkiye’deki şirketlerin de koşarak gidip AVM’lerde yer almasını beklemek gerçekçi olmaz diye düşünüyorum.

SANAL ALIŞVERİŞ BÜYÜYOR

Ama online satışlarda ciddi bir hareket olduğunu görüyorum. Bir büyük sanal perakende firmamız Azerbaycan pazarının neredeyse tamamını ele geçirmiş. Türk online perakendeciler, daha uygun maliyetlerle, kurdukları sistemlerle kendi yollarını açabilirler. Rusyanın en büyük, dev sanal alışveriş platformu şirketi şu anda Türkiye’de bir çok firma ile arka arkaya sözleşmeler imzalıyor. Buradaki firmalardan alınacak her türlü ürünü Rusya’daki müşterilere dağıtıp ulaştırmanın imzasını atıyor.

Evet, AVM’lerde düşük fiyatlarla mağazalar açmak mümkün ama aynı pazarda daha önce sanal alışveriş platformlarında bir süre satış, deneme yaparak geleceğe dönük karar vermek daha uygun gibi gözüküyor. Zaten, Türk firmalarının da, bu büyük alışveriş pazaryeri firmalarının, Türkiye’den giden malları gümrük, lojistik, dağıtım gibi aşamalarından rahatlıkla geçirdikten sonra tüketiciye ulaştırılmasından memnun olduklarını izliyorum. Eğilim bu yönde ilerliyor.

ÇİN ŞİRKETLERİ MOSKOVA’DA

- Rusya-Ukrayna savaşının ne kadar süreceğini kimse bilmiyor. Bu sabah Çin Devlet Başkanı’nın Ukrayna’ya barış önerileri yaptığını öğrendik. Savaşın bitimi öncesinde Rusya AVM’lerinde daha uygun koşullarda yerleri kapmak sanki doğru atılmış bir adım gibi gözüküyor. Siz ne dersiniz?

- Özellikle Moskova’da kiralar çok yüksekti. O AVM’lere girmek hem pahalıydı hem de zaman istiyordu. Şimdi ortaya çıkan boşluklar açısından bizimkiler için bir fırsat doğduğu çok açık. Bu arada Çinli firmaların da bu fırsatı değerlendirmek amacıyla çok aktif davrandıklarını görüyoruz. Örneğin dünya çapında faaliyet gösteren Güney Kore firmaları da aynı davranış içinde olursa bizden daha avantajlı ve güçlü olacaklarını tahmin etmek zor değil.

ALIŞVERİŞ CADDELERİ AVM’LERE RAKİP

- Ben İstanbul’daki AVM’leri dolaşınca, en ünlüleri de dahil olmak üzere bir çoğunda boş mağazalar olduğunu görüyorum. Üstelik de uzun zamandır böyle. Bunun nedenleri pandemi mi, yüksek kira ücretleri mi yoksa yüksek enflasyon mudur?

- Oraya çok kategorik bakmamız lazım. Bugün siz Mall of İstanbul AVM’sine girmek isteseniz sizi almazlar. Yer yoktur ve yer olsa da farketmez. Sizi önce daha küçük, alt AVM’lere gönderip orada görmek ve daha sonra büyüklere almayı düşünürler. Kategorik olarak hiç yer bulamayacağınız AVM’ler de var ve metrekare fiyatları çok yüksek. Bir de globalde ‘dead mall – cansız AVM’ler’ denilen alışveriş merkezleri vardır. Belirli bir hinterland içinde planlı biçimde yapılmamışsa, bir süre sonra buna da ‘yamyam etkisi’ deniyor, birbirlerinin cirolarına göz koyuyorlar. Birbirlerine çok yakın AVM’lerin olduğu yerlerde yamyam etkisi olabilir. Burada AVM yönetimi başka, markalar ise başka düşünüyor. Marka, örneğin Bayrampaşa’da 3 AVM var ve bunların ikisine girmem daha hesaplı olur benim için, diyor.

Bir de başarılı biçimde açılamayan ve yönetilemeyen AVM’ler var. Profesyonel yönetim şirketleri tarafından yönetilenlerde çok büyük sorunlar olmuyor. Ama Anadolu AVM’lerinin biraz profesyonellikten uzak yönetildiğini görüyoruz. Birkaç işinsanı bir araya gelip bir AVM açmış ve profesyonel destek de almamışsa orada problemler yaşıyorlar.

Bir de bazı markalar cadde mağazacılığını çok seviyor. Türkiye’de alışveriş caddeleri var. Bunlar bu haliyle AVM’lere rakip oluyorlar. Bu caddelere girmek için hava parası verseniz bile yer bulamıyorsunuz.

En yaygın şikayet de dolar üzerinden kiralanan AVM mağazalarını açanların hiç beklemedikleri anda dolar şoku ile karşılaşarak zarara uğramalarıdır. AVM’lerde Ortak Gider Payı diye para alınıyor mağazalardan. Bu para fütursuzca çok yükseklere çıkabiliyor. Kazancın yüzde 5’i oranına kadar çıkanlar var ve marka ‘bunlar bana yüzde 5 ortak oldu’ diyor. Bu tür uygulamalar markaları AVM mağazacılığından uzaklaştırıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner113

banner112

banner111

banner110

banner109

banner108

banner106