GİRAY DUDA
İstanbul’da Tunus’tan gelen işkadınları ve işadamları, Türkiye’deki işinsanları ile İstanbul Ticaret Odası’ndaki bir toplantıda buluşarak yeni iş olanaklarını konuştular. Mayıs ayı içinde gerçekleşen bu organizasyonun bir tarafında Tunus’un TÜSİAD’ı niteliğindeki dernek ve diğer tarafında da Dünya Kadın Girişimciler Platformu (NEWWW) vardı. NEWWW’in Türk Başkanı Emel Efe Göksel ile başkanı olduğu uluslararası derneğin çalışmalarını konuştuk. Göksel’e Global Sanayici adına sorduğumuz sorular ve aldığımız yanıtlar şöyle:
- Başkanı olduğunuz NEWWW (Dünya Kadın Girişimciler Platformu) yeni kurulan bir örgüt galiba değil mi?
- NEWWW yeni bir örgüt değil aslında. Paris kökenli bir dernek ve 2006 yılında Amsterdam’da tanıtım lansmanı yapıldı. 2006 yılı Mayıs ayında 10 kişiden oluşan bir grupla yola çıkıldı. Bu 10 kişinin içinde Fransa’dan, İngiltere’den, Moritanya’dan, Hollanda’dan ve Türkiye’den üyeler vardı. Bu şekilde başladık.
İlk başkanımız İngiliz’di. Fakat ne yazık ki 6 ay sonra kanserden vefat etti. Elbette ki üzücü bir başlangıç bu. Onun yerine bir Fransız işkadını başkanlığa geldi. Yeni başkanımızın adı Christine Chauvet de eski bir bakandı. Alain Jüpe Hükümeti’nde nadir olan bayan bakanlardan birisiydi kendisi. Dış ekonomik ilişkiler konusunda görev yapmıştı. İki yıl da Portekizli bir başkanımız oldu. Ülkesinde çok aktif bir kadındı. İki yıldan sonra da ben seçildim bir Türk olarak ve o günden bu yana başkanlığı yürütüyorum.
12 ÜLKEDEN ÜYEMİZ VAR
- Ne kadar süreyle seçiliyorsunuz?
- İki yıl için seçiliyoruz. İki yılın sonunda yeniden aday olma hakkımız var.
- Türkiye’den sizden başka üye var mı?
- Evet var. Türkiye’den derneğimize katılacak iş kadınlarını ben şu anda topluyorum. NEWWW nedir diye anlatıyorum. Uluslararası iş kadınlarından oluşan bir platform olduğunu belirtiyorum. Amacımız iş kadınlarını bir araya getirerek uluslararası bir platform sunmak. Uluslararası iş yapmak isteyen bir KOBİ kadınına -bunu özellikle vurgulamak istiyorum- bunu nasıl yapabileceğini göstermeyi amaçlıyoruz. Biz onlara bir fırsat sunmak, el uzatmak, bir platform ve veri tabanı oluşturarak imkan sağlamak istiyoruz. Şu anda 12 ülkeden üyemiz var.
- Toplam üye sayınız kaç?
- 50’ye yakın üyemiz oldu. Mayıs ayında Kanada’da Quebec NEWWW derneği tarafından düzenlenmiş, Quebec Ticaret ve Sanayi Odası nezdinde bir toplantı yaptık.
- Orada bir ofisiniz var mı?
- Hayır, ofisimiz yok. Ülke bazında şubelerimiz olabiliyor. Quebec’te ve İtalya’da yakın zamanda şubeler kurulması söz konusu.
İSTANBUL ŞUBESİNİ BEN KURACAĞIM
- Henüz İstanbul’da da yok değil mi?
- Hayır, İstanbul’da yok. Kurulma aşamasında. İnşallah kısa sürede kuracağım. Derneğe bireysel olarak üye olunabiliniyor. O ülkedeki üye sayısı 5-6’yı geçince şube kurulması söz konusu oluyor. O zaman da dernek bazında üye olabiliyorsunuz.
- Şirket sahibi kadınlar mı sadece üye olabiliyor?
- Evet iş kadınları derneğimize kabul ediliyor. Profesyonel yönetici ya da serbest meslek sahibi olabilir. Avukat, doktor ya da dişçi olabilir. O insanlara da bir fırsat tanımak için bu yelpazeyi geniş tutuyoruz. ‘Derneğe 10 kişiden az eleman çalıştıran işyerlerinin sahipleri girebilir’ gibi katı bir kriterimiz yok.
GÜVENE DAYALI SİSTEM KURUYORUZ
- Uluslararası ünlü iş kadınları derneği olan Soroptimistlerden farkınız nedir?
- Temel farkımız networkingdir. Ticaret yapan, ithalat-ihracat yapan ya da bizim gibi uluslararası danışmanlık yapan şirketlerin, gittikleri ülkelerde bir bağlantıları, ilişkiye geçecekleri kişi ya da kurumların olması gerekir. Üyelerimize bu yararlı bilgileri sunuyoruz. Ben biliyorum ki Amerika’da bir hukuki sorun yaşadığımda, oradaki avukat üyemiz ile temasa geçebilirim. Sen yardımcı olabilir misin, eğer olamazsan ve beni güvenilir bir avukata yönlendirebilir misin diye sorarım. Bizim amacımız her yerde güvenilir insan bulmak ve güvene dayalı bir sistem kurmak.
REFERANSLA ÜYE ALIYORUZ
- Yani potansiyel sayınız sınırsız ve isteyen herkes katılabiliyor mu?
- Elbette geniş bir iş yelpazesine açığız ama referans usulüyle üye alıyoruz. Derneğimize girmek isteyen bir üye, varolan üyelerden birisinin önerisi ile özgeçmişini bize gönderecek. Yönetim onaylarsa üye olacak.
- Neden başvuruları doğrudan kabul etmiyorsunuz?
- Çünkü bir incelemenin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Herkesin güvenilir olduğuna inanmıyoruz. Aynı frekansı paylaştığımız güvenilir insanlarla birlikte olmak amacındayız. Hepimiz işkadınları derneklerinde aktif görevler aldık. Tecrübelerimiz sonucunda ne istemediğimizi çok iyi biliyoruz.
AFRİKA’YA YOĞUNLAŞACAĞIZ
- Şu andaki 12 ülke zaman içinde artacak mı?
- Elbette artacak, amacımız bu. Bütün ülkeleri katmak istiyoruz. Bu da bizim heyecan duyduğumuz bir şey. Ben şu anda Afrika kıtasına biraz yoğunlaşmak istiyorum. Kamerun, Kongo, Cezayir, Fas gibi ülkelere yöneldik. Geçen hafta İstanbul’da biliyorsunuz Tunusluları kabul ettik.
- Bir ülkeyi katmak için nasıl bir çalışma yapılıyor?
- Tamamen networking olayı. Birisi size güvendiği bir kişiden söz ediyor. Onunla temasa geçilip konuşuluyor. Yaptığı işler, özgeçmişi göz önüne alınıyor, üyeliği tartışılıyor ve karar veriliyor.
KORE VE ÇİN GÜNDEMDE
- Çin’den üyeniz var mı?
- Henüz yok. Ama murakıp üyemiz geçen ay Kore’de idi. Burada çok ciddi bağlantılar edindi. Kore’den başlayarak Çin’e inmemiz söz konusu olabilecek belki de.
- Geçen hafta İstanbul’daki toplantılara Tunus’tan kaç kişi geldi?
- 50 kişi geldi.
- Hepsi de üyeniz miydi?
- Hayır. Tunus’un TÜSİAD’ı niteliğindeki UTIKA’nın başkanı ve üyeleri geldiler. Bu toplantı NEWWW, UTIKA ve İTO etkinliği olarak hazırlanmıştı. Yine de Tunus’tan çok sayıda işkadını gelmesi bizi sevindirdi. Tunuslular Türkiye ile işbirliği yapma konusunda çok istekliler. Bu görüşmelere Türkiye’den de 70 şirket katıldı.
Toplantıda İTO Genel Sekreter Yardımcısı ve ben birer konuşma yaptık. UTIKA yetkilileri de konuştu. Daha sonra da hukuk, vergi gibi teknik konularda bilgi sunuldu. Amaç her iki ülkeye yatırım yapmak isteyenlere gerekli bilgileri vermekti.
- Tunuslular Türkiye’de nasıl işler yapmak istiyorlar?
- Bu gerçekten de çok ilginç. Tekstil, lüks giysiler, mücevherat dikkat çekiyordu. Bir işadamı ‘Türkiye’de ev tekstili konusunda bir marka arıyorum, Tunus’ta temsilciliğini yapacağım ve hatta fabrikasını kuracağım’ dedi. Bir tanesi de Türkiye’deki bir okul sahibi ile Tunus’ta ortak okul kurma düşüncesinde olduğunu söyledi. Türk-Tunus Ticaret Odası kurmak istediğini de anlattı. Bu müthiş bir fikir. Bu konuda sizi sonsuza dek destekleriz dedim kendisine. Burada biz ne yapılması gerekiyorsa onu yaparız.
TUNUS’LA TİCARET DEMOKRASİYE KATKI SAĞLAR
- Tunus’ta politik durum nasıl?
- Çok iç açıcı değil. Kadınların haklarının ellerinden alınması, kadın-erkek eşitliği konusunda geri adımlar atılmasından kaygılılar. Ancak, ülkemizdeki insan hakları için uğraşacağız diyorlar.
- Bir taraftan diktatörlük diğer yandan da insan ve kadın haklarına saygılı olmayan bir yönetim seçenekleri arasında neler yapabilecekler?
- İşte burada kuracakları yoğun uluslararası ticari ilişkiler, demokratik haklar açısından onlar için can simidi gibi gelecek. Tunuslu işkadınları olarak Türkiye’deki işkadınlarına güveniyorlar. Biz de onlara kesin desteğimizi vurguladık.
Türkiye’deki iş insanları da Tunus’a çok çeşitli mal satma talebinde bulundular. Sağlık turizmi çok dikkatimi çekti. Örneğin, Tunus’tan Türkiye’ye gruplar getirerek burada onlara sağlık alanında estetik v.b. gibi çeşitli konularda hizmet sunmayı amaçlıyorlar. Şu anda İstanbul’da çok sayıda Arap var ve büyük çoğunluğu buraya saç ektirmeye geliyor. Saçları nokta nokta ekilmiş bu kadar çok Arap görmedim şimdiye kadar. İstanbul sokaklarında böyle dolaşıyorlar.
FRANSA’DA SORUN POLİTİKACILAR
- Siz aynı zamanda Fransız- Türk Ticaret Odası Derneği Yönetim Kurulu üyesisiniz. Türkiye ile Fransa’nın ekonomik ilişkileri şu günlerde ne durumda?
- Çok parlak değil açıkçası. Önceki Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile yaşanan sorunlar vardı. Şimdiki Cumhurbaşkanının tavrı da Sarkozy’nin politikalarının devamı niteliğinde. Sürekli olarak Ermeni tasarısı konusunun masaya yatırılması bizi çok üzüyor. Fransa Parlamentosu biliyorsunuz Meclis ve Senato’dan oluşuyor. Her yıl bu tasarı Meclis tarafından onaylanıyor ve Senato’dan geriye dönüyor. Ama her yıl bu bir hayati mesele imiş gibi yeniden sunuluyor.
Fransa’da çok ciddi bir Ermeni lobisi var. Bu girişimin her yıl tekrarlanması da bu güçlü lobinin varlığından kaynaklanıyor. Politikacılara oy olarak faydası olduğu için bundan vazgeçmiyorlar.
- Politik olarak sorun böyle ama ekonomik ilişkilerde sorun yaratmıyor mu?
- Türkiye’de 400’e yakın Fransız şirketi var. Gelmeye de devam ediyorlar. Bu gelişmeleri yakından izliyorum. Bizim derneğimiz Türk ve Fransız üyelerden oluşuyor. İki ülke arasındaki ticari ilişkiler de yıldan yıla yükselme eğiliminde. Türkiye ekonomisi, ayakta durabilen nadir ekonomilerden birisi. Fransa şirketleri tabii ki bunu çok iyi değerlendiriyor. Türkiye ciddi bir pazar şu anda.
Fransız şirketlerinin yöneticileri, Fransa Cumhurbaşkanı ve Hükümetinin ekonomik alanda başarılı çalışmalar yapamadığını ve olumsuzluğun giderek arttığını düşünüyor. Duvara doğru gittikleri inancındalar.