Öne Çıkanlar ÇOSB Kreş ve Gündüz Bakımevi Prof. Dr. Taner Berksoy ÇOSB 16. genel kurulu Hilal Ünalmış İKV BAŞKANI AYHAN ZEYTİNOĞLU

“Çekilen takımlar için UEFA ve FIFA fonları kullanılmalı”

GİRAY DUDA

Büyük depremlerin çok sayıda kente verdiği müthiş tahribat sonucu futbol kulüpleri de çaresizlik içinde kaldı. Hatayspor ve Gaziantepspor’u Süper Lig’den ve çok sayıda takımı diğer liglerden çekilmeye mecbur bırakan bu ağır darbeler sonrasında futbol ekonomisti Tuğrul Akşar neler yapılabileceği konusunda biraz daha farklı bir yaklaşımda bulunuyor. Tuğrul Akşar ile Global Sanayici adına konuştuk.

- Sayın Tuğrul Akşar, yaşadığımız bu müthiş depremler onbinlerce insanımızın canına maloldu. Yüzbinlerce kişi yaralandı, milyonlarca kişi evsiz kaldı ve sayısız ev kullanılamaz hale geldi. Şehirler dümdüz oldu. Depremin her yönlü etkilerini ele aldığımız dosyamızda sizinle futbolun yaşadığı zararları konuşmak istiyoruz.

Depremin doğrudan yıktığı Gaziantep ve Hatay’ın Süper Lig’de oynayan takımları ve diğer liglerden 7 takım çekildiğini açıkladı. Futbol Federasyonu, bu takımlarla yapılan maçlarda diğer takımın hükmen galip gelmiş sayılacağını ve 3 puan alacağını açıkladı. Bu yöntem doğru bir yöntem mi ve daha önce de uygulandı mı?

- Tabii ki olağanüstü bir durum olduğu için böyle bir çözüm buldular. Daha önce, buna benzer durumlarda da çekilen takımlara bunu uygulamışlardı. Federasyon doğal afet dolayısıyla bu yola gitti ama aslında böyle yönetilmeyebilirdi. Bence etik bir davranış olmadı. Bu takımlar kendi istedikleri için bu turnuvaya çıkmıyor değiller. Oyuncuları öldü, yakınları öldü, tesisleri yıkıldı. Mecburen çekildiler.

Olayın bir yönetsel kısmı, bir de finansal kısmı var. Süper ligde zaten kulüplerin finansal sorunları vardı. Pandemi öncesi gelir düzeyine bile henüz ulaşamamışlardı. Yavaş yavaş Avrupa ve Türk futbolu kendisini toparlamaya çalışırken bu olayı yaşadık. Süper Ligdeki iki takım artık mücadele edemeyecek.

YÜZDE 10-15 KÜÇÜLME YAŞANIR

Burada sadece bu iki takımın ligde olmamasını değil başka yönlerini de vurgulamak gerekir. Bu yıkıma uğrayan kentlerde 14 milyon insan yaşıyor. Futbolla yakından ilgilenen kişilerin sayısının 500 bin olduğunu varsaysak, mecburen futboldan uzaklaşacak bu kişiler üzerinden deprem sonrası ciddi miktarda maddi kayıp olacağını düşünebiliriz. Yayıncı kuruluşun abone sayısında azalma olmasını doğal olarak bekliyorum. Aynı zamanda maç yapılamayan stadlardaki maç günü gelirlerinin elde edilemeyecek olması de maddi kayıptır. Depremin yaratmış olduğu atmosfer ve iklim de insanları biraz futboldan uzak tutacaktır. Her ne kadar futbol gibi etkinlikler insanları rahatlatsa da şu ortamda maç izlemek bile kimsenin içinden gelmiyor.

Bu ortam stadlara gelen seyirci sayısını, kulüplerin logolu ürün satış miktarını olumsuz etkileyecektir. Bunların hepsini göz önünde bulundurduğunuz zaman, futbol ekonomi pastasında yaklaşık yüzde 10-15 oranında küçülme olacağını tahmin edebilirsiniz. Türk futbolunun yaklaşık 7 milyar TL olduğu hesaplanıyor ve böylece 1 milyar liraya yakın kayıp olacağını düşünüyoruz. Elbette bu hesaplar kesin değil, tahmini olarak yapılıyor.

KULÜPLERİN BORÇLARI HIZLA ARTIYOR

- Finansal açıdan bakarsak hangi noktalara değinmek gerekir?

- Türk futbolu net olarak borçlu durumda. Federasyon Başkanı da bunu açıkladı. Süper Lig kulüplerinin 25 milyar lira borcu bulunuyor. Bu borç, 2019 yılındaki ilk yapılandırma sırasında 15 milyar liraydı. Demek ki geçen 3 yıllık süre içerisinde kulüplerin borcu 10 milyar lira daha artmış. Bu çok doğaldır, çünkü yükselen enflasyon nedeniyle faiz oranları ve finans maliyetleri arttı. Pandemi döneminde gelirler düştü. Gelirler düşünce kulüpler fon açığı nedeniyle daha çok finansman ihtiyacı duydular. Finans maliyetleri de artınca bu sefer zararları arttı. Artan zararlar da kulüplerin özkaynaklarını eritti.

UEFA’nın son olarak yayınlanan bir raporu var. Buna göre Türk futbol kulüplerinin 600 milyon euro dolayında özkaynak açıkları bulunuyor. Bu çok büyük bir rakam. Bizdeki dengeler zaten sürdürülebilir bir yapının üzerinde olmadığı için üzerine deprem de gelince bu kırılganlık daha da artıyor.

KRİZ MASASI OLUŞTURULMALI

Bütün bunlar nedeniyle olayı bütün yolları ile ele alacak, büyük resmi görecek biçimde bir kriz masası oluşturulmalı. Böyle bir kriz masası oluşturulmadı. Bu masa sadece yurt içi değil yurt dışı kaynakların da harekete geçirilmesini sağlamalıydı. UEFA’nın ve FIFA’nın çok önemli kaynakları var. Uzun vadeli fonlara sahipler. Normal koşullarda Hatayspor ve Gaziantepspor’un gelecek yıl da Süper Lig’de oynama durumları şimdilik gözükmüyor.

Karşılaştığımız bu çok büyük felaketin yarattığı sonuçların etkisini orta ve uzun vadede sportif anlamda azaltacak önlemler almada bizim imkanımız sınırlı. Var olan kaynaklar yerli yerinde kullanılmadığı için Türk futbolunun finansal dengesi bozulmuş durumda. Burada yapılması gereken, çok hızlı bir şekilde dünyanın futbol paydaşlarıyla harekete geçilmesi, onlarla ortak bir biçimde yaratılacak bir havuzun Türk futbolunun zararını en aza indirecek biçimde yapılandırmaya gidilmesi. Yani dünya futbolu harekete geçirilmeli. Anladığım kadarıyla bu çok fazla gündemde değil.

FELAKET DÖNEMİ PLANI OLMALIYDI

- Sözünü ettiğiniz UEFA ve FIFA’ya ait fonlar afet, felaket dönemlerinde kullanılabilir mi?

- UEFA ve FIFA’nın çok büyük nakit fonları var. Bunlar sadece sportif örgütler değil aynı zamanda ekonomik-sportif örgütler. UEFA’nın 2 milyar euronun üzerinde, FIFA’nın milyarlarca dolar bankalarda varlığı var. Bu fonlardan yararlanmak için başvuruda bulunulmalı.

Afet durumlarına karşı yedek akçeler oluşturulmalı. Afet durumlarında da bu fonlar harekete geçirilmeli. Karşılaştığımız durumlar sürekli riskler. Riski algılamayan kurumun krizi yönetmesi de mümkün değildir. Siz bu riskleri önceden hesap edip tedbirinizi almazsanız o zaman da çıkacak sonuçlarla baş edemezsiniz. Kriz sizi yönetmeye başlar.

Türkiye’nin bir felaket dönemi planı olmalıydı. Örneğin, İstanbul’da veya başka bir yerde deprem olduğunda süper lig ve diğer ligler için neler yapılmalıdır. Onun için ne kadarlık havuz oluşturulmalı, nasıl kullanılmalı, uluslararası kuruluşlarla nasıl temasa geçilmeli ve onlardan nasıl fon sağlamalı.

OYUNCULARA ÖDENEN PARA

GELİRLERİN YÜZDE 83’Ü OLDU

- Bu kulüplerin yeni döneme, gelecek yıla hazırlanmaları da çok zor olacak herhalde. Yüksek enflasyon maliyetleri, masrafları günden güne artırıyor. Ayrıca, dünya futbolunda futbolcu fiyatları yıldan yıla zıplayarak çıkıyor.

- UEFA 3 Şubat’ta bir rapor yayınladı. Kulüp lisanslama ve Finansal Sürdürülebilirlik Karşılaştırması adı altında. Orada, kulüplerin bu yıl bile pandemi öncesi gelirlere ulaşamadığı belirtiliyor. 2019-2021 döneminde kulüplerin gelirleri düştü ama maliyetleri düşmedi. Aksine oyuncu ücretleri gerilemedi. Küresel düzeyde enflasyonist bir ortam oluştu pandeminin hemen arkasından. Bu yüksek enflasyon dünya genelinde faizlerin yani finansman maliyetlerinin artmasına yol açtı. Faizler yükselince borçlu kulüplerde ve ülkelerde finans maliyetleri artar. Bütün bunlar arttığı zaman da kulüpler yoğun biçimde borçlanmaya yöneldiler. Nitekim toplam borçları gelirlerinin yüzde 51’ine ulaştı. Pandemi döneminde Avrupa futbolu 7.4 milyar euro gelir kaybetti. Buna karşılık oyunculara ödenen paranın gelirler içindeki payı yüzde 62’lerden yüzde 83’e çıktı.

ÖZKAYNAK AÇIĞI 630 MİLYON EURO

Bizim ülkemizdeki liglerde oynayan futbol kulüplerinin zaten borçları çok yüksekti, yeterli gelir yaratamıyorlardı, özkaynakları da hızla erimişti. UEFA, Türkiye kulüplerinin özkaynak açıklarının 630 milyon euro dolayında olduğunu belirtiyor. Şimdi böyle bir ligde üstüne üstlük deprem oldu. Yıllardır, kulüplere ödenen naklen yayın gelirlerinin yüzde 2-3’ünü zor günlere karşı yedek akçe olarak tutmalarını öneriyorum. İhtiyaç olunca bu fonu futbolun emrine vermek gerekir. Bu yapılabilirdi ve hala yapılabilir. Bu felaket bana göre Türk futbolunun sorunlarının daha da derinleşmesine yol açabilecek bir gelişme oldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner113

banner112

banner111

banner110

banner109

banner108

banner106