Öne Çıkanlar Global Sanayici GİRAY DUDA KPMG Hilal Ünalmış Arakelyan

“Çok yakınınızdaki modern laboratuvarda sizi bekliyoruz”

GİRAY DUDA

Tekirdağ’daki Namık Kemal Üniversitesi Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi (NABİLTEM) Üniversiteler ile kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan araştırmacıların ve çeşitli sanayi kuruluşlarının ihtiyaç duyduğu analizlerde yardımcı olmak üzere kurulan 10 laboratuvarlı bir modern bir araştırma birimi.

Nabiltem, bir yandan üniversitenin ulusal ve uluslararası proje yürütme potansiyelini artırmayı; diğer yandan da sanayi, özel ve kamu kuruluşlarının araştırma, ürün geliştirme ve üretim aşamalarında ihtiyaç duydukları analiz ve ölçüm isteklerini karşılamayı amaçlıyor. Nabiltem’in faaliyetlerini, kurumun müdürü Prof. Dr. Ömer Öksüz’e sorduk:

- Hocam, Nabiltem’i bize tanıtır mısınız? Ne tür çalışmalar yapıyor Nabiltem?

-  Namık Kemal Üniversitesi bünyesinde merkezi bir araştırma laboratuvarı kurma düşüncesi ile kurduk Nabiltem’i. Bir Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) projesiydi. DPT projesinin desteklemiş olduğu çeşitli bilim dallarına hizmet edecek şekilde planlanmış bir altyapı kurumu niteliğinde. Üniversitemizin tıp olsun, mühendislik olsun pek çok alanında araştırmalara altyapı hizmeti verebilecek geliştirilmiş olanaklarının bulunduğu bir laboratuvar. Her ne kadar tek bir laboratuvar olarak adından bahsedilse de kendi içinde farklı laboratuvarlardan oluşuyor.

En basit olarak şunu söyleyebiliriz. Moleküler düzeyde çalışmalar yapılabiliyor. Moleküler biyoloji, genetik, ziraat, mühendislik gibi alanlara hitap edebiliyor. Dericilikte de neler yapabiliriz diye burada yapılanmaya gittik. Çeşitli analizler çıkarttık. Buna göre bir yapılanma oluşturduk. Fuara da katıldık ama ne yazık ki çok fazla geri dönüş olmadı. Çünkü biz kalite odaklı olarak oraya gitmiştik. Kalitenin geliştirilmesi ile ilgili neler yapılabileceği noktasından hareket etmiştik. Şu ana kadar dönüş sağlanmadı. Belki sizin çok okunan derginizle bu olanağı sağlarız.

RUTİN ANALİZ LABORATUVARI DEĞİLİZ

- Fuardaki standa gelip bilgi alanlar da olmadı mı?

- Fuarda oldu ama fuar sonrasında dönüşler yaşanmadı. Sanıyorum şundan ileri geliyor bu durum. Biz rutin analiz laboratuvarı değiliz. Şöyle bir düşünce yok bizde. Devletin il kontrol laboratuvarları olsun ya da hastanelerin laboratuvarlarında yapılacak analizler bellidir. Kanda şu analizler, meyvelerde bu analizler yapılacak denir. Üniversite öncelikle araştırmayı ifade ediyor. Hocalarımızdan gelecek taleplere göre analizler yapıyoruz.

Derseniz ki hangi analizleri yapıyorsunuz? Yapılmış olanları söyleyelim. İhtiyaç olduğunda pek çok hocamızın analizlerini yapabiliyoruz.

- Sanayicilerimize tekstil ya da deri olsun, nasıl hitap ediyorsunuz? Bu laboratuvarlarda neye bakıyorsunuz. Bu çalışmaların sanayicilerin satış ve pazarlamasına olumlu etkisi var mı? Geçerli belgeleri alabiliyorlar mı?

- Yurtdışına satış yapanların belirli aşamalardan geçmeleri gerekiyor. Örneğin eko etiket isteniyor. Bunlar için de bir dizi analizleri yaptırmış olmanız zorunlu kılınıyor. Hatta artık yurt içinde bile aynı prosedürler geçerli oluyor. Avrupa Birliği’nin zaten istediği bir takım şeyler var. Mesela bir tanesi, üretimde sürekli yapılması gereken krom oksit (cr6) tayini. Krom oksit tayini olağan ve düzenli olarak yapılmak zorunda. Normalde günlük üretim sırasında da yapılması gerekiyor. Kaldı ki zaten üretilen partilerden örnek alarak bunu bazı yerlere yolluyorlar. Biz bunu yapabileceğimizi yıllar  öncesinden taahhüt etmiştik.

Bunun haricinde, mesela krom6 belirli bir miktarın üzerine çıktığı zaman kanserojen etkisi olacağı düşünüldüğünden krom6’nın mutlaka belirli bir seviyenin altında olduğunun kanıtlaması gerekiyor. Yurtiçine de yurtdışına da satarken de isteniyor. Biz mesela krom6 tayinini burada yapabiliyoruz. Aynı şekilde formaldehitin de belirli bir seviyenin üstüne çıktığında bir takım sorunları olduğundan derinin üstünde belli bir seviyenin üstünde olması istenmiyor. Bu da yine satışta önemli bir faktör. Yırtılma, kopma gibi mukavemet testleri var. Çekme mukavemeti, dikiş yırtılma mukavemeti gibi testleri yapabiliyoruz. Kaldı ki bunları da zaten rutin olarak yapmaları gerekiyor.



SANAYİDE HER TÜRLÜ ANALİZİ YAPABİLİRİZ

Bunları şöyle sınıflandırabiliriz. Birincisi zaten rutin olarak sürekli yapmaları gereken analizler. İkincisi de yurt dışından talep edildiğinde, yani Türkiye’den mal almak isteyenlerin buradaki kuruluşlara liste halinde gönderdiği spesifikasyonlar. Sizin ürününüzün şunlara uyması gerekiyor, bize bunu gösterin, derler.

Bunlar ülkelere göre veya örneğin deri çeşitlerine göre de değişiyor. Mesela araba döşemelik yapan bir deri firması ise çok farklı şeyler talep edilebiliyor. Renk tayinleri denilen analizleri de yapabiliyoruz. Güneşe maruz kalınca solup solmayacağının testi de bizim yaptığımız analizler arasında yer alıyor.

Tekstil ile deri zaten birbirine çok yakın gidiyor. Tekstille ilgili mukavemet testlerini de bünyemizde yapabiliyoruz. Henüz açılıp işletime girmeyen cihazlarımız da var. Mesela Martin Dale sürtme testleri vardır.

Çevre ile ilgili olarak da yapabileceğimiz çok şey bulunuyor. Kısacası, sanayide, hem rutin analizde hem de yurt dışına satarken istenen analizlerin hepsini burada yapabiliyoruz.

- Sanayiciye şöyle bir şey diyebilir miyiz? Yanı başınızda böyle donanımlı bir araştırma merkezi var. Şu sektörlerdeki sanayiciler bize gelsin, biz uygun fiyatlarla gerekli analizleri yapmaya hazırız.

- Ben Ege Üniversitesi’nde iken bize de böyle talepler geliyordu. Ege Üniversitesi’nin antetli kağıdıyla, ‘şu şu analizler yapılmıştır ve şu sonuçlar elde edilmiştir’ yazılarak başvuru yapana sunuluyordu. Biz Nabiltem olarak da bunu yapabiliriz. Sonuçta Namık Kemal Üniversitesi’nden alınmış bir belgesi olacak.

HENÜZ AKREDİTE DEĞİLİZ

- Bu merkezin uluslararası bir akreditasyon belgesi var mı?

- Hayır. Şu anda bizden rapor alan o ürünü tekrar test ettirmelidir. Çünkü alıcı bu rapor dünya çapında geçerli değil diyerek kabul etmeyebilir. Akreditasyon konusunu biraz daha açalım. Burası, biraz önce de söylediğim gibi rutin analiz laboratuvarı değil. Akredite olabilmemiz için bize sürekli, aynı nitelikte analizlerin gelmesi gerekiyor. Gelmediği takdirde akredite olsanız bile rutin analiz yapmazsanız bir süre sonra belgeniz iptal ediliyor. Rutin olay, sizin sürekli o şekilde hizmet vermenizdir.



Akreditasyondaki genel işlem, uygulama bu şekildedir. Ama sizin elinizdeki ürünün niteliklerinin, kalitesinin göstergesi, bazı mevzuatlara uyumluluk zorunluluğu gereği akreditasyon yaptırırsınız. Akreditasyon rutin analizlerle ilgili olarak veriliyor. Bize sanayiden sürekli, rutin analiz talepleri gelmediği için biz o işe girmedik. Siz rutin analiz yapmadığınız zaman, belli bir süre sonra, Türk Akreditasyon Kurumu sizin kapsamlarınızı azaltır veya ortadan kaldırır. Bu yüzden işte ilk başta firmalarla yaptığımız analizlerin amacı buydu. Rutin analiz aktığında o potansiyeli görecek ve sonrasında akreditasyon işlemlerini başlatacaktık. Ama maalesef öyle bir şey gelmediği için şu aşamada akredite olma şansımız yok.

- Akreditasyon Türkiye’den mi, yoksa yurt dışından mı yaptırılıyor?

- Ankara’da Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı Türk Akreditasyon Kurumu’na başvuru yapılıyor. Her ülkenin kendisine ait bir akreditasyon kurumu var. Bunlar sonuçta Avrupa ve Dünya Akreditasyon Kurumu’na bağlı olduğu için verilen belgeler tüm dünya çapında geçerli oluyor.

Sanayiye biraz daha sesimizi duyurabilmek için  sanayi ve ticaret odasının yardımlarıyla afişler bastırıp dağıttık. Ama yine de bir tek geri dönüş olmadı.

ŞU ANDA ÜNİVERSİTELER İÇİN ANALİZ YAPIYORUZ

- Merkez kurulalı kaç yıl oldu?

- Üç yıl önce kuruldu. Analizler de bir yıldan bu yana yapılıyor. Analiz istekleri, diğer üniversitelerden ve projelerden geliyor. Hem uygun fiyat belirlediğimiz için, hem de onlarda olmayan cihazların bizde olmasından dolayı hizmet alımı yaparak bize analiz için geliyorlar. Bilinirliğimiz arttığı için geçen yıla göre daha çok talep var ama biz tabii ki sanayi kesimine hitap etmek istiyoruz.

- Sanayicilere nasıl bir çağrı yapıyorsunuz. Biz de duyuralım.

- Neredeyse her sektörün içinde bir parça kimya var. Kimyanın içinde de laboratuvar var. Bizde bu konuda herhangi bir laboratuvardan çok daha fazla cihaz ve sağlam altyapı var. Dolayısıyla biz akaryakıt sektörüne de, gıda sektörüne de tekstil sektörüne de analiz yapabiliriz. Ayrıca, çevreyi, ilaç sanayiini kapsayan geniş bir yelpazemiz var. Elemanlarımız da işlerinde uzman kişilerdir.

Kimi sanayi kuruluşları, maliyetli olduğu için kendi laboratuvarlarını iptal ediyor. Oysa bu tür analizleri bize gönderseler, bu sayede burası da akredite olsa, buraya numune başına ödeyecekleri cüzi para ile tüm dünyada geçerli raporlara sahip olacaklar.

  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner98

banner97

banner96

banner95

banner91

banner90