Öne Çıkanlar GİRAY DUDA Arakelyan Türkonfed Orhan Turan Global Sanayici

FED Haziran’da faiz artırırsa işler değişebilir

GİRAY DUDA

Ulusal ve uluslararası menkul kıymet piyasalarını, vadeli işlem ve opsiyon piyasalarını, para piyasalarını yakından takip edip yatırımcıların buralarda işlem yapmasına aracılık eden şirketlerden birisi olan Integral Menkul Değerler, kısa süre önce Gelişen Ülkeler Raporu yayınlamaya başladı. Bundan sonra periyodik olarak yatırımcıların hizmetine sunulacağı belirtilen raporu hazırlayan uzman Eda Karadağ ile gelişen ülkeler piyasalarını ve 2016 beklentilerini konuştuk.

ÜLKELERİ AYRINTILANDIRDIK

- Eda hanım, siz bu raporları piyasalar ve yatırımcılar için hazırlıyorsunuz. Artık yatırımcıların dünyadaki gelişmeleri de çok yakından izlemesi gerekiyor değil mi?

- Evet, bizim de analiz yaptığımız zaman daha geniş açıdan, global düzeyde bakmamız gerekiyor. Sonuçta biz Türkiye açısından konuşacak olsak bile Gelişmekte Olan Ülkeler içerisindeyiz. O da bir nevi sepet. Bu çalışmamda, bu sepeti biraz daha açarak detaylandırdım sadece. Bir rapor haline getirdim. Bu sepetteki görünüm, diğer ülkelerdeki değişim ve hareketler bizi doğrudan olmasa da dolaylı olarak etkiliyor. Uzun zamandır analizlerde hep gelişmekte olan ülkeler diye geçiyor, biz bunu biraz daha ayrıntılandırıp ülkelere doğru bakalım dedik. Bu şekilde ortaya böyle rapor çıktı. İlk sayısını geçen ay yayınladık.

2015 SERT BİR YIL OLDU

- Gelişen ülkeler piyasalarını koyduğunuz sepet içindeki ülkelerin herhalde etkilendikleri global problemlerin yanı sıra her birinin yaşadığı önemli veya önemsiz problemler var değil mi?

- Elbette ki öyle. Şöyle bir örnek vereyim. Gelişmekte olan ülkeler piyasasına bakıyorum. Bunların arasında Türkiye, Rusya, Çin, Brezilya, Hindistan, Güney Afrika gibi ülkeler önde gelenleri. Birkaç ülke daha var. Bunlar bir sepetin içine dahil ediliyorlar. Ama her ülkede ayrı ayrı büyük olaylar yaşanabiliyor. Geçtiğimiz günlerde sert bir olay oldu, akşam 18.00’den sonra, Güney Afrika’da Maliye Bakanı istifa etti. Bu haber, Güney Afrika Randının Dolar karşısında değer yitirmesine neden oldu. Sepetteki seyir de otomatik olarak bozuldu. Bizde de kur tarafında yavaş hareketler izledik.

En basit örneğini Türkiye’den verebiliriz. 2015 yılını dalgalı biçimde geçirdik. İki tane seçim atlattık. Özellikle, işsizlik, büyüme gibi ekonomiyi gösteren büyük veriler açıklandı. Ama biz bunları fiyatlamadık. Biz seçimleri fiyatladık. Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Ekonomi Bakanımız konuşmalar yaptı. Hükümet kanadından kim konuşursa konuşsun biz onları fiyatlamaya dahil ettik. O yüzden biz de sert bir yıl geçirdik aslında.

Aynı şey diğer gelişen ülkeler için geçerli. Onların da kendi içlerinde belirsizlikleri var. Siyasi kanatlarında çalkantılar yaşanıyor. Onlar da ülkenin ekonomisine ve para birimine yansıyor.

RUSYA SARSINTI GEÇİRİYOR

- 2015 yılını gelişen ülkeler genel olarak nasıl geçirdi? Mesela önce Rusya’dan başlayalım. Düşen petrol fiyatları bu ülkeyi kötü vurdu. Ayrıca Ukrayna’da çatışmalara girdi ve bu nedenle batının ambargolarıyla karşılaştı.

- Büyük çalkantılar geçen yıl Rusya’yı çok sarstı. Bizi bile sarstı. Rusya en büyük petrol ihracatçılarından birisi. Petrol fiyatları ise çok aşağı düştü. Düşük petrol fiyatları ithalatçı ülkelere yarıyor ama ihracatçılara yaramıyor. Petrol ne kadar düşerse onlara o kadar zarar yazıyor. Petrolde hala bir anlaşma yoluna gidilmedi.

PETROL FİYATI YÜKSELİRSE DÜZE ÇIKABİLİR

Rusya’da şu anda enflasyon tek haneli ama çıkış eğiliminde. Ülke ekonomisinde daralma sinyalleri geldi. Geçen yılı ekside kapattı. Bu ülkelerin Merkez Bankaları da ülke ekonomisini toparlamak için belli bir takım politikalar izlemek zorundalar. Rusya henüz bir faiz değişikliğine gitmedi. Rusya’nın 2015 karnesinin çok parlak olmadığını belirtebiliriz. Özellikle, Ukrayna Krizi ve ambargo nedeniyle bu ülke kötü etkilendi. Krizin sona erdiğini söylemek de mümkün değil. Küçük bir kıvılcım ateşi yeniden körükleyebilir.

2016 yılında Rusya’nın gerek petrol, gerekse jeopolitik açıdan zor bir yıl geçireceğini söyleyebiliriz. Geçtiğimiz hafta petrol üretimini belli bir seviyede dondurmayı amaçlayan bir toplantı yapıldı. Henüz bir anlaşma sağlanamadı. Eğer petrol yeniden yükselişe geçerse Rusya buradan kendisini toparlayacak bir kazanç elde edebilir. Bu konu belirsizliğini koruyor.

ÇİN’İ KONUŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

- Uzaktan bakıp büyümesine, ihracatına, cari fazlasına gıpta ettiğimiz koca bir ülke, Çin var gündemimizde. Çin, içe dönüş hareketi başlattı ve dünya şaşırdı. 2015 yılını Çin nasıl geçirdi?

- Çin, Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra dünyanın ikinci büyük ekonomisi. Çin, dünyanın her ülkesiyle iletişim kuruyor, alışveriş yapıyor. Çin’de işler kötüye gidince diğer ülkeler de olumsuz etkilendi doğal olarak.

Biliyorsunuz ABD Merkez Bankası varlık alım programını bitirdi ve faiz artırımı sinyalleri verdi. Ancak aylar sonra enflasyonla ilgili kaygısını açıkladı ve bu arada Çin’e atıf yaptı. Çin işlerini ne kadar hızlı toparlayıp düzelir, eski haline dönerse, diğer ülkeler de Çin’le olan ticari ilişkilerini o ölçüde büyütebilecektir. Bu yıla girerken biz hep Çin’i konuştuk. Asya pazarları Çin’den kötü etkilendi ve piyasalarda çok sert satışlar yaşandı. Biz güne Asya piyasalarından gelen haberlerle başladığımız için bu olumsuz etkiyle oldukça sıkıntılı günler geçirdik. Şimdi önümüzdeki süreçte elbette Çin’i konuşmaya devam edeceğiz. Çin, 2016 yılını geçen yıla göre daha sakin geçiriyor. Büyüme oranı, sanayi üretimi ve büyüme öncesi öncü göstergeler oldukça iyi geldi. Bunlarda yavaş yavaş toparlanma var. Bu eğilim sürerse biz, Çin ekonomisi düzelme yoluna girdi diyebiliriz. Çin’in iyi bir yola girmesi global anlamda bir şenlikle karşılanabilir.

GÜNDEMİN İLK MADDESİ FED KARARLARI

-Gelişen ülkeler 2016’yı değişik sıkıntılarla karşıladı. Bizde uçak krizi, güneydoğudaki çatışmalar, büyük kentlerde toplu ölümlere yol açan patlamalar gibi büyük toplumsal problemler yaşadık. Türkiye ağır jeopolitik olumsuzluklarla karşı karşıya kaldı. Diğer ülkelerde, örneğin Brezilya’da da büyük sorunlar yaşandı. Bir yandan da ABD’nin faiz artırımı planı tüm dünyayı gerdikçe gerdi. 2016 yılının ilk döneminde sizin üzerinde durmak istediğiniz konular nedir?

- Belli ki ABD’nin faiz artırımı konusu önümüzdeki dönemde hep bizim gündemimizde olacak. 2014 yılında muslukları kapatmaya başladı. 2015 yılında da faizleri artıracağının sinyalleri verdi. Benim param benim ülkeme gelecek, dedi.

Ancak faiz artırmak tabii ki o kadar kolay bir şey değil. Kendi ekonomisinin yanı sıra dünyadaki genel konjonktüre de bakması gerekiyor. ABD, 2015 yılının sonunda küçük bir faiz artışına giderek piyasaları biraz rahatlattı.

2016 yılında ABD’yi çok konuşacağız ama biz bu yılın başlarında en çok Çin’i konuştuk. Çünkü Aralık ayında FED faiz artırarak piyasalara biraz nefes aldırdı. Piyasalar yakında yeni bir artırım olmayacağını düşünerek hareket etti. FED Başkanı Yellen, enflasyonda istediğimiz yerden uzaktayız, Çin hala kendisini düzeltemedi diyerek yeni artırıma yeşil ışık yakmadığını açıkladı. 2016 yılında FED mutlaka faiz artıracak. Bir kere mi yoksa iki kere mi olacak bilmiyoruz. Bu, tamamen FED’in ekonomik söylemlerine bağlı olacak. FED eğer Çin’le ilgili pozitif söylemlere geçerse, bu, FED’in Çin olgusunu da eleyip sadece enflasyonu gündeminde tuttuğu anlamına gelecek. Böyle durumda faiz artırımının gündeme gelmesini bekleyebiliriz. Bu yıl da FED başrol oyuncusu olarak kendisinden söz ettirecek.

PARA GELİŞEN ÜLKELERE YÖNELDİ

- Faiz artırımı ihtimali erken dönem için zayıflayınca, bize ve gelişen piyasalara yeniden büyük miktarlarda fon akışı başladı öyle mi?

- Evet, aynen öyle oldu. Bu nedenle gelişen ülkeler piyasaları biraz daha rahat girdi bu yıla. Yatırımcılar gelişmekte olan ülkelerin para birimlerine yöneldi. Tabii ki onlar da kendi içlerinde ayrılıyorlar. Mesela, Brezilya kötü durumda. Hükümetten olumsuz sinyaller geliyor ve ekonomisi kötüye gidiyor. Devlet Başkanı ile ilgili yolsuzluk soruşturması var. Bu durum, Brezilya halkını ve yatırımcıları rahatsız ediyor. Uluslararası yatırımcılar, siyasi tarafında çok sorun olmayan ülkelere yöneliyorlar.

Uluslararası Finans Enstitüsü’nün hazırladığı raporda, gelişen ülkelere Şubat-Mart aylarındaki girişlerin bir önceki döneme göre daha hızlı yükseliş gösterdiği vurgulanıyor.

HER ŞEY FED’E BAĞLI

- Peki para girişlerinin önümüzdeki aylarda da aynı yönde giderek artmasını bekliyor musunuz?

- Elbette biz yine FED’i takip edeceğiz. FED, en yakın zamanda, Haziran’da faiz artışına giderse haliyle işler biraz değişebilir. Doların tabii ki bir anda güçlenmesi gelişen ülke piyasalarının nakit ayarını bozuyor ama biz her zaman belirtiyoruz ki bu küçük hamleler bir anda her şeyi toz duman etmez. Biraz daha büyük hamleler gelmesi gerekir. Bu nedenle gelişen ülkelere yönelik para girişlerinin içinde bulunduğumuz aylarda süreceğini düşünüyorum. Elbette zaman zaman azalıp zaman zaman artacaktır. Bu tamamen piyasanın koşullarına bağlı. Siyasi durum, ekonomik gelişmeler ve açıklanan veriler bunlara yön verecektir.

YATIRIMCI DOLAR CEPHESİNE KAYABİLİR

Öte yandan da FED’in tutumu önemli. FED Haziran’da faiz artışına giderse -ki şu anda çok olumlu gözükmüyor- bu durumda yatırımcılar dolar cephesine doğru kayabilir. Gelişen ülkelerden çıkışların olacağını söylemek çok kolay değil. Sonuçta gelişen ülkelerin Merkez Bankaları da kendi içlerinde bir takım para politikaları geliştiriyorlar. Bu nedenle fon girişlerinin daha bir süre devam edeceğini düşünüyoruz.

PETROL FİYATI ÖNEMLİ BİR FAKTÖR

- 2016 yılına bakacak olursak, Türkiye dışındaki gelişen ülkeler piyasasında ne gibi sorunlar yaşanabilir?

- Biraz önce söylediğim gibi Rusya’nın en büyük kozu petrol. Biz yine petrolü konuşmayı sürdüreceğiz. Özellikle OPEC VE OPEC dışı petrol üreticileri, üretimi belli bir seviyede dondurma kararında anlaşamadığı sürece petrol fiyatlarının dalgalanması sürecektir. Bundan en çok Rusya etkilenecek.

İkinci olarak Brezilya’da problemler, siyasi çalkantılar devam ediyor. 2016 yılında siyasi tartışmalar bu ülkede durmayacak gibi gözüküyor. Siyasi belirsizlik, ülkenin ekonomisine negatif olarak yansıyacaktır. Yatırımcıları bu ülkeye yatırım yapmaktan kaçırabilir. Zaten uluslar arası kredi derecelendirme kuruluşları Brezilya’nın notunu büyük ölçü kırdılar. Bu ülkenin karnesi biraz bozuldu. 2015 yılını da pek başarılı kapatmadı.

Bunların dışında, Güney Afrika, Hindistan, Endonezya gibi ülkeler faiz indirimi ya da artırımı gibi küçük küçük adımlarla ülkelerini yönetmeye çalışıyorlar. Bunlarda ağır problemler oluşmuyor.

TÜRKİYE’NİN EKONOMİ KARNESİ İYİ

- Türkiye’nin 2016 yılı ikinci çeyrek ve sonrası için ekonomik verileri hangi yönde ilerler sizce?

- Aslında Türkiye 2015 yılını iyi tamamladı. Birkaç ay içinde arka arkaya iki seçim geçirdik. Ekonomi karnesi iki seçime rağmen oldukça iyi durumda. Cari açıkta iyileşme var. Enflasyon yüksek olarak değerlendirilebilir ama yine de tek haneye düştü. Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de geçtiğimiz hafta bir açıklamada bulundu. Tek haneli olsa da enflasyonu yüksek kabul ediyoruz ve biz bunu yüzde 5’in altına çekmek istiyoruz, dedi. Ekonomik göstergelerimiz pozitif yönde sinyal vermeye başladı. Önümüzdeki süreçte de bu olumlu sinyaller sürerse 2016 yılını iyi kapatırız.

IŞIKLAR YAVAŞ YAVAŞ YEŞİLE DÖNÜYOR

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yerine Murat Çetinkaya göreve geldi. İlk toplantısını da gerçekleştirdi. Faizlerde küçük bir indirim oldu ve yeni indirimleri de önümüzdeki aylarda konuşacağız. Faiz indirimleri bankalar cephesine de olumlu yansıyacak. Bankacılık sektörü hisselerine katkı sağlayabilir. Endekste de yükselme yaşanabilir.

Mesela şunu da belirtmek isterim. Son dönemde, Borsa İstanbul, gelişmekte olan ülke borsaları arasından pozitif ayrışmış durumda. Bu da iyi bir göstergedir bizim için. Türkiye’ye dönük ışıkların yavaş yavaş yeşile döndüğünü göstermesi ve yatırımcılara da güven duygusu vermesi Türkiye ekonomisinin iyiye gittiğinin göstergelerinden birisi olarak kabul edilebilir.

DOLAR 3 TL DOLAYINDA OLUR

- Dolar ve Euro açısından şimdiden bir şeyler söylemek mümkün mü?

- Bir tarafta FED, diğer tarafta Avrupa Merkez Bankası var. FED para musluklarını kapattı, faizleri artırmaya başladı. Avrupa Merkez Bankası da FED’in yolunda ilerlemeye çalışıyor. Onlar negatif faizdeler, varlık alım programları var. Onlar da kendi içlerinde iyileşmeye çalışıyorlar. Ama biz daha çok Dolar/TL’yi konuşuyoruz ve Dolar/TL’deki sert inişlere bakıyoruz. Genel anlamda 2016’ya bakacak olursak, dünyanın büyük yatırım bankaları da 2016 yılsonunda Dolar/TL’nin 3’ün üstünde olacağı tahminlerinde bulunuyor. Görüşler 3 TL çevresinde yoğunlaşmış durumda. Şu anda Dolar/TL 2.80’i aşağı doğru kıramıyor. Çünkü kur üzerindeki baskı henüz çok azalmış değil. FED faiz artırımına devam ettiği müddetçe dolara olan talep yeniden canlanacak. Bu süreçte kurda yukarı yönlü hareketleri konuşmaya devam edebiliriz.


 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner97

banner96

banner95

banner91

banner90

banner89